"Bu yeryüzünde öyle meslekler vardır ki, o meslekten olanlar, o mesleği yapanlar, kendilerini tanıtacak kart bastıramazlar. Bunlar kendilerini tanıtırken, yaptıkları işi söyleyemezler. Örneğin orospuların, örneğin hırsızların, örneğin yankesicilerin, örneğin dolandırıcıların, örneğin genelev işletenlerin kartları yoktur ve bu işleri yaptıklarını söyleyemezler.
Biliyoruz ki bu dünyada Kapitalistler de var... Ama niçin adında Kapitalist olduğunu belirten tek parti bile yok Dünya'da? Yoktur! Olamaz! Çünkü kimi meslekleri yapanlar o meslekleri yaptıklarını açıklayamazlar, mesleklerini bildiren kart bastıramazlar. Örneğin yukarıda saydıklarım gibi..."
Aziz Nesin
Pazartesi, Ocak 30, 2012
Pazar, Ocak 08, 2012
Aklın Yolu
Gün içerisinde gördüklerimiz, yaşadıklarımız, tanık olduklarımız hakkında bizlere sorular sorulsa hiçbirimiz, tıpatıp aynı cevapları veremeyiz. Cevaplarımızdaki bu farklılıklar da, bizlerin olayları yorumlama sürecinde izlediğimiz yola göre değişiklik gösterir. Peki, bizim özellikle de izlememiz gereken bir yol var mıdır ve varsa bu yol hangisidir?
Bu soruya, yine olaylara olduğu gibi hepimiz farklı cevaplar verebiliriz fakat klişe bir cevap vardır ki, herhalde bu soruyu kime yöneltsek aklına ilk gelecek cevaptır; “aklın yolu”. İyi de hangi akıl? Örneklerle göstermek gerekirse günümüz dünyasında o akıl, siyasi bilinci gelişmiş çocuğuyla gurur duyması gerekirken korkan ebeveynin, çocuğuna öğütlediği akıldır. O akıl, kendisine dokunmayan yılanlara uzun ömürler dileyenlerin aklıdır. O akıl, sömürü düzeninin pragmatik aklıdır.
Oysa ben sizlere başka bir yolu öneriyorum; “Vicdanınızın Yolunu”. Bu yolda, yıllar önce katledilmiş çocuklarının mezarını dahi bilmeyen annelerle birlikte ağlayacak, hakkını arayan Filistinlilere terörist diyenlere lanet edeceksiniz. Bu yolda maruz kaldığı bütün işkencelere rağmen konuşmayınca, gözünün önünde on beş yaşındaki kardeşine tecavüze kalkışılan düşünce suçlularıyla tanışacak, ücretsiz eğitim hakkının peşinde koştukları için tescilli katillerden daha çok hapis yatanlarla omuz omuza mücadele vereceksiniz. Maraş’ta, Çorum’da anne karnındaki bebekleri öldürebilecek kadar gözü dönen katillerin cezalandırılmaması için ellerinden geleni yapıp bir de utanmadan “Bir insan öldüren, bütün insanlığı öldürmüş olur.” diyen kitabın adını ağzına alanlarla karşılaşacaksınız. Bu yolda uğruna mücadele edecek kendi kişisel çıkarlarımızdan, hazlarımızdan daha önemli olanın başkalarının acılarını paylaşmak, birbirimizin hakkına sahip çıkmak olduğunu göreceksiniz.
Kısacası bu yolda insan olmanın diğer hayvanlardan tek farkının –sadece kendi çıkarlarımızı- düşünebilmek değil, empati kurabilmek, başkasına atılmış tokadı kendi yanağımızda hissetmek olduğunu keşfedeceksiniz.
Keşfetmek zorundasınız!
Aksi takdirde, “akıllıların” Sosyal Darwinizm denen acımasız gerçekliklerinde, küçük balıklara duyduğunuz iştahla büyümeye çalışırken yaşattığınız yılanlar, bir gün gelecek, size de dokunacaklardır.
Aklın yolunun bencillikten geçmediği bir dünyanın hayaliyle…
Bu soruya, yine olaylara olduğu gibi hepimiz farklı cevaplar verebiliriz fakat klişe bir cevap vardır ki, herhalde bu soruyu kime yöneltsek aklına ilk gelecek cevaptır; “aklın yolu”. İyi de hangi akıl? Örneklerle göstermek gerekirse günümüz dünyasında o akıl, siyasi bilinci gelişmiş çocuğuyla gurur duyması gerekirken korkan ebeveynin, çocuğuna öğütlediği akıldır. O akıl, kendisine dokunmayan yılanlara uzun ömürler dileyenlerin aklıdır. O akıl, sömürü düzeninin pragmatik aklıdır.
Oysa ben sizlere başka bir yolu öneriyorum; “Vicdanınızın Yolunu”. Bu yolda, yıllar önce katledilmiş çocuklarının mezarını dahi bilmeyen annelerle birlikte ağlayacak, hakkını arayan Filistinlilere terörist diyenlere lanet edeceksiniz. Bu yolda maruz kaldığı bütün işkencelere rağmen konuşmayınca, gözünün önünde on beş yaşındaki kardeşine tecavüze kalkışılan düşünce suçlularıyla tanışacak, ücretsiz eğitim hakkının peşinde koştukları için tescilli katillerden daha çok hapis yatanlarla omuz omuza mücadele vereceksiniz. Maraş’ta, Çorum’da anne karnındaki bebekleri öldürebilecek kadar gözü dönen katillerin cezalandırılmaması için ellerinden geleni yapıp bir de utanmadan “Bir insan öldüren, bütün insanlığı öldürmüş olur.” diyen kitabın adını ağzına alanlarla karşılaşacaksınız. Bu yolda uğruna mücadele edecek kendi kişisel çıkarlarımızdan, hazlarımızdan daha önemli olanın başkalarının acılarını paylaşmak, birbirimizin hakkına sahip çıkmak olduğunu göreceksiniz.
Kısacası bu yolda insan olmanın diğer hayvanlardan tek farkının –sadece kendi çıkarlarımızı- düşünebilmek değil, empati kurabilmek, başkasına atılmış tokadı kendi yanağımızda hissetmek olduğunu keşfedeceksiniz.
Keşfetmek zorundasınız!
Aksi takdirde, “akıllıların” Sosyal Darwinizm denen acımasız gerçekliklerinde, küçük balıklara duyduğunuz iştahla büyümeye çalışırken yaşattığınız yılanlar, bir gün gelecek, size de dokunacaklardır.
Aklın yolunun bencillikten geçmediği bir dünyanın hayaliyle…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
